9 Temmuz 2024, Salı

Türkiye Yüzyılında Verimlilik – Dr. Cemalettin KÖMÜRCÜ

Ülkelerin gelişmişlik derecesini belirlemede son derece etkin bir rol oynayan verimlilik, aslında kendi başına amaç olmaktan çok gelişmenin bir ön koşulu olarak yaşamımızda yer almaktadır.

Ülkeler, çalışan kesimin fazlalığıyla değil, üreten kesimin çokluğu ile kalkınır. Tabi ki üretmenin karlılığı da verimden geçmektedir.

Artık verimliliğin neden önemli olduğunun tartışılma aşamasını çoktan aşmış durumdayız. Türkiye Yüzyılında tartışılması gereken verimliliğe nasıl ulaşılacağı ve nasıl artırılacağı olmalıdır.

Verimliliğin artırılması için en başta gelen faktör ise eğitimdir. Kurum ve işletmelerdeki işgücü niteliğinin verimli olmasının da yolu eğitimden geçer. Nitelikli işgücüne de günümüzün rekabet dünyasında kaliteli ve verimli üretime ulaşılmasıyla sağlanır. Bu da bize, verimliliğin artırılmasında eğitimli insan kaynağının anahtar rol oynadığını göstermektedir.

Yeni teknolojilerin benimsenmesi ve kullanılması hem maliyeti düşürmekte hem de kaliteyi yükseltmektedir. Bu durum, iç ve dış pazarlarda rekabet gücünün artmasına oldukça katkı sağlamaktadır.

Verimlilik kavramını sadece ekonomik kavramlarla açıklamak, bilimsel bakış açısından uzaklaşmaktır. Verimlilik olgusunu: ekonomik, eğitsel, teknolojik, kültürel, çevresel, sanatsal, sportif, psikolojik ve daha başka etkenlerin ortayı çıkardığı bir sonuç olarak algılamak gerekir. Gerek ulusal ekonomide gerekse işletmelerde sağlıklı büyümenin olması, verimliliğin artırılmasıyla mümkün olmaktadır. Aslında verimlilik artışı, bir ülkenin dinamizminin bir göstergesidir. Onun içindir ki çağımızda hemen hemen her alanda verimlilikten söz edilmektedir.

Geleceğin yüzyılında da “Verimlilik kavramı” bu yüzden çok büyük önem taşımaktadır.

Verimlilik Vakfının en büyük amacı da Türkiye’nin Yüzyılına tüm gücüyle katkı vermek için her konuda ve her alanda var gücüyle çalışmaktır.

Ülkemizin en büyük gücünün iyi eğitilmiş genç ve dinamik nüfus olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Türkiye Verimlilik Vakfı, verimliliğin artırılmasında nitelikli eğitimin öneminin büyük önem kazanması üzerine Ankara Bilim Üniversitesi’ni eğitim yaşamımıza kazandırarak, bu alanda bilimsel temellere dayalı, donanımlı insanlar yetiştirmeyi de amaçlamaktadır.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ülkenin ikinci yüzyılına dair yeni program ve hedeflerin yer aldığı “Türkiye Yüzyılı” vizyonunu açıkladığı ve sıraladığı 16 madde içinde yer alan “Verimliliğin Yüzyılı” için çalışmalarımızı şekillendirecek program, proje ve hedeflerle varmak konusunda çok süratli bir şekilde hareket etmemiz gerekmektedir.

Türkiye Yüzyılında ülkemizin iyi bir konumda yer almasını belirleyecek olan en önemli faktör de verimlilikten geçmektedir. Toplumumuzda verimlilik kültürünün gelişmesi ve bilincinin oluşturulması adına her alanda ortaya konulan program ve projeler artık içlerinde çok şeyi barındırmaktadırlar.

 

Tarım ve Gıda Sektöründe Verimlilik

Türkiye’nin bir tarım ülkesi olma iddiamızı sürdürme kararlığı içinde olduğumuz günümüzde tarımın, savunma sanayi kadar stratejik bir öneme sahip bir sektör olduğunun bilincindeyiz. Dünyada nüfusun çok hızla artması nedeniyle olası bir açlık tehlikesinin önünü kesmek, engellemek için özellikle tarım ve gıda sektöründe verimliliğin artırılması konusunda zaman yitirmeden harekete geçilmesi ve geleneksellikten hemen uzaklaşıp gelişen teknolojiyi kullanarak acil önlemler alınmalıdır.

Bu nedenle gıda üretiminin oluşturulması ve değiştirilebilmesi için inovasyona ve sürdürülebilirliğe odaklanılmalıdır. Öncelikle dijital tarım teknolojilerine yönelmek gerekir. Tarım sektöründeki sensörler, dronlar ve yapay zekâ gibi dijital teknolojilerin kullanımıyla tarımın gelişmesi sağlanabilir. Bu teknolojiler, toprak nemini ölçmek, bitkiyi geliştirmek ve havayı izlemek için kullanılabilir, bu durum da çiftçilere daha iyi ürün almak için veriler sunulur. Böylece teknolojinin sağladığı kazanç, analiz ve çiftçilere en iyi pratikleri önermek için kullanılabilir.

Su kaynaklarının giderek azalmaya başladığı günümüzde, akıllı sulama sistemlerinin mutlaka kullanılması sağlanmalıdır. Bu, su tasarrufunun yanı sıra bitki verimliliği için ideal koşulları sağlar.

Geleceğin yüzyılında tarımda verimliliğin artırılabilmesi için Genetik Mühendisliği büyük önem taşımaktadır. Bitkisel genetik bilimi, daha dayanıklı ve daha verimli geliştirme olanakları sunar. Bu açlıkla mücadelede büyük rol oynayabilir. Kimyasal gübre ve zararlı ilaç tedavisini engellemek için organik ve sürdürülebilir tarım uygulamalarının benimsenmesi, toprağın üremesini ve doğal gelişiminin korunmasına yardımcı olur.

 

Gıda Sektöründe Verimlilik

Gıda sektöründe, üretimden tüketime kadar olan zincirde verimliliğin gerçekleştirilmesi, gıdaların güvenirliğine olan inancı artırır ve kaliteli beslenmeyi beraberinde getirir. Bu nedenle aşağıda belirtilen hususları mutlaka hayata geçirmek gerekir:

Dijital Üretim ve Dağıtım: Akıllı fabrikalar, otomasyon ve lojistik gelişmeler, üretim süreçlerini optimize edebilir, aynı zamanda gıdaların daha hızlı ve güvenli bir şekilde tedarik edilmesini sağlar.

Gıda İşleme Teknolojileri: Gıda işleme teknolojilerinin geliştirilmesi, kayıpları azaltır ve gıdanın raf ömrü uzatır.

Sürdürülebilir Ambalaj ve Geri Dönüşüm: Çevre dostu ambalaj malzemeleri ve dönüşüm parçaları, gıda ürünleri sürdürülebilirliği teşvik edilebilir.

 

Enerjide Verimlilik

Enerji, dünya gündeminde ön sıralardaki yerini korumaktadır. Enerji ihtiyacının yüzde 60-70’ine yakın bölümünün fosil kaynaklardan karşılanması, bunun da giderek azalması, bilim insanlarını yepyeni arayışlara itmekle kalmayıp yeni projeler üretmeye zorlamaktadır. Arayışların temel nedeni; sadece kaynakların tükenmesi değil, aynı zamanda bu kaynakların doğaya verdiği zararlardır.

İklim değişikliği dünyanın küresel anlamda en önemli çevre sorunudur. Özellikle fosil yakıtların yakılması sonucu ortaya çıkan sera gazı emisyonları dünyamızın doğal dengesini bozduğu gibi küresel iklim değişikliklerine de neden olmaktadır.

Elbette dünyayı yönetenler kadar ülkemizde de bu olumsuzluklara ve tehlikelere karşı önlemler almak için büyük çaba gösterilmektedir.

Hedeflere tam olarak ulaşmanın şüphesiz en önemli yolu; enerji ihtiyacının azaltılması kadar, enerjiyi verimli kullanmak ve rüzgâr ile güneş enerji sistemleri gibi sağlıklı, güvenli, temiz enerji kaynaklarının hızlı bir şekilde devreye sokulmasını da gerektirmektedir. Aslında çözüm; kaynakların verimli kullanılması ve yenilenebilir enerjiden geçmektedir.

Ülkemiz, rüzgâr enerjisi üzerine önemle eğilmesi sonucunda günlük elektrik üretim rekorlarının kırılmasını ve uluslararası alanda kendisine önemli yer edinmesini sağladı.  Firmalarımızın özellikle son dönemde yaptığı atılım sayesinde Türkiye, rüzgâr türbin ekipmanları üretiminde Avrupa’da ilk 5’te yer almaktadır. Bu sektörde verimliliği artırmakla daha üst sıralara tırmanacağımız olasıdır.

Herhangi bir gaz salınımı olmadan doğrudan güneş ışığından üretilen Güneş enerjisinin 30-35 yıl içinde en yaygın kullanılan enerji kaynağı olacağı öngörülmektedir.  Bir önemli konu da ülkemizin jeolojik yapısının ve iklim koşullarının hem rüzgâr hem de güneş enerji sistemlerine elverişli olmasıdır ki bu konuda bizim bir adım önde olmamızı sağlayacaktır. Hem yeni enerji kaynaklarına yönelmemiz hem de enerjide verimliliğin önemini kavramamız, ülkemize inanılamayacak ölçüde yarar getireceği de bir gerçektir.

Ayrıca fosil kaynakların çok büyük bir bölümünün yurtdışından karşılanması nedeniyle uluslararası tüm engellemelere rağmen Karadeniz’de yapılan sondaj aramaları sonucunda bulanan doğalgaz rezervlerinin önemini de kat be kat artırmaktadır. Yerli enerji kaynaklarının sisteme dahil edilmesiyle yurtdışına olan bağımlılığımız da aynı oranda azalmış olacak.

 

Sağlıkta Verimlilik 

Her sektörde dikkate alınması gereken olgulardan birisi de verimlilik artışıdır. Kaynakların giderek tükendiği, buna karşın ihtiyaçların giderek arttığı ve çeşitlendiği dünyamızda verimlilik artışını sağlayan ülkeler fark oluşturacaktır. Toplumumuzda verimlilik kültürünün gelişmesi ve bilincinin oluşturulması adına her alanda ortaya konulan program ve projeler artık içlerinde çok şeyi barındırmaktadırlar. Günümüzde aynı zamanda “Sağlık Turizmi” olarak öne çıkan bu sektörde sağlık hizmetleri, toplumun yaşam sınırlarını artırmak ve sağlıklı bir gelecek inşa etmek için verimli bir şekilde sunulmalıdır. Özellikle Türkiye, pek çok ülkede sağlık sisteminin çöktüğü pandemi süreci ve sonrasında mevcut olanaklarını iyi kullanarak ve üreterek çok farklı bir konuma geldi. Pandemide, sağlık konusunda 190’ı aşkın ülkeden gelen talep üzerine, 125 ülkeye sağlık ürünleri ve teçhizatları göndererek farkındalık yarattık. Son derece donanımlı, modern hastaneler ile yetişmiş 1 milyon 250 bini bulan sağlık ordusuyla hizmet veren ülkemizde son açılacak İzmir Şehir hastanesi ile birlikte yatak kapasitemiz 43 bine çıkan 33 ultra modern şehir hastanelerimiz, sağlık sistemimizin nasıl bir aşama içinde olduğunun göstergesidir.  İşte verimli sağlık hizmetlerimizin daha verimli hale gelebilmesi için aşağıda belirtiğimiz bu uygulamaların geliştirilerek kullanılması şarttır:

Dijital Sağlık Kayıtları ve Tele Sağlık: Elektronik sağlık kayıtlarında, hastaların daha etkili bir şekilde takip edilmesi ve uzaktan sağlık hizmetlerine erişimin artırılmasını mümkün kılar.

Kişiselleştirilmiş Tıp ve Gen Tedavileri: Genetik verilere dayalı tedaviler, hastaların daha iyi sonuçlar almasına yardımcı olabilir.

Sağlık Bilgi Paylaşımı ve İş birliği: Sağlık merkezleri arasında veri paylaşımı ve iş birliği, hastaların daha kapsamlı ve etkili sağlık hizmetlerinden yararlandırılmasını sağlar.

“Verimliliğin Yüzyılı”nda başta Enerji, Tarım ve Gıda ve Sağlık olmak üzere tüm sektörlerde hedeflerimize ulaşabilmek ve dünya ekonomisine ile sürdürülebilirliğe cevap vermek için yeniliklere açık olmalıyız. Bu sektörlerdeki verimliliğin arttırılması, bilimin sağlıklı, üretici ve daha sürdürülebilir bir yöne doğru ilerlemesine yardımcı olabilir. Gelecekteki başarı, bu alandaki hedeflere yönelik projeleri ve yatırımları desteklememeyle doğru orantıda yakalanacaktır.

 

Benzer İçerikler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir