14 Temmuz 2024, Pazar

“İlk” ve “En” Olma Mücadelemiz – Mustafa ŞEN

Türkiye Yüzyılı hem içeriye hem dışarıyadır…

Türkiye Yüzyılı hem Türkiye’ye hem dünyayadır…

Türkiye Yüzyılı hem dosta hem düşmanadır…

Hem muhalefete hem iktidaradır…

Hem bana hem sanadır…

Kalbi Türkiye ile atan her vatan evladınadır…

Türkiye Yüzyılı her ne kadar bir yıldır çok bilinen bir kavram olsa da, son birkaç yıldır AK Parti çevrelerinin üretip kendi içinde dolaşıma soktuğu, kullandığı, olgunlaştırdığı ve topluma sunduğu bir kavramdır. Bu bakımdan, tam olarak bir ortak akıl ürünüdür. Partimizin yetkili kurullarında üretilen, o kurullardaki yetkililer ve seçim kampanyası çalışmalarında emek verenlerce içi doldurulan bu kavram aynı zamanda gelecek on yılların genel perspektifi ve stratejisine dair genel yaklaşımını ortaya koymaktadır.

 

Türkiye Yüzyılı kavramsallaştırmasına dair besleyici çalışmalar, konunun 17 başlık altında ifade edilebileceğini göstermiştir. Türkiye Yüzyılı, bu ülkenin duvarına hayırlı bir taş koyan herkesindir ve bu meyanda herkese açıktır. Yirmi yılı aşkın bir süredir yapılan çalışmalar Türkiye Yüzyılı’nın altlığını ve üzerinde yükseleceği zemini oluşturmaktadır. Bu bağlamda, ilgili 17 başlığı kısaca aşağıdaki gibi ifade edebiliriz:

 

1-Barışın Yüzyılı: Yurtta ve Cihanda 

Türkiye, Yurtta Sulh, Cihanda Sulh ülküsü, ilkeli taraflılık ve dengede tam bağımsızlık politikasıyla dünyanın en zorlu coğrafyasında sürdürülebilir barışın yegâne gücüdür. Jeopolitik konumumuz ve temsil ettiğimiz değerlerle sadece ayakta durmanın yetmeyeceği, aksine her zaman koşmamız gereken bir coğrafyada olduğumuzun bilincinde ve kararlılığındayız. Jeopolitik konumumuz çevresinde bulunan çalkantılı zemine karşın sınırlarımız içinde barış, refah ve istikrar tesis ediyoruz. Milli menfaatler, uluslararası ilkeler ve dengeler gözetilerek Türkiye Yüzyılı’nda hem masada hem de sahada barışı sağlamak ve korumak için çalışıyoruz. Bunun diğer adı ve teminatı ‘Tam bağımsız güçlü ve büyük Türkiye’dir.’ Kalıcı ve adil barış ancak böyle sağlanır.

 

2-Başarının Yüzyılı: İlk ve En Olmanın Haklı Gururu

Başarılı olacağımızı biliyoruz, çünkü Türkiye Yüzyılı olarak ilhamımızı en büyük zaferlerin kazanıldığı bu topraklardan alıyoruz. Spordan sağlığa, enerjiden üretime uluslararası rekabette vatandaşlarımıza gurur veren başarıların altyapısı son yirmi yılda azami seviyeye çıkartılmıştır. Çünkü mücadele verdiğimiz her alanda başarmak zorunda olduğumuzu çok iyi biliyoruz. Türkiye Yüzyılı’nda, devletimizin tüm organları ile dünyanın dört bir yanında ilham veren “ilk” ve “en” olma mücadelelerine güç veriyoruz, vermeye devam edeceğiz.

 

3-Bilimin Yüzyılı: Manevi Mirasımız 

Ülkemizde teknolojinin ilerleyişini ve teknolojinin insanları ne şekilde etkilediğini doğru şekilde okuduğumuz bilimsel bir devrim yaşıyoruz. Türkiye Yüzyılı’nda teknik ve akademik bilgilerin harmanlanması ile insana verilen değeri maksimize edecek yaklaşımlar geliştiriyoruz. Bilimsel kulvarda insanlığın yaşam kalitesini artıracak kamu ve özel sektördeki inovatif yatırımlar, teknoloji tabanlı büyümedeki gücümüzün hızı olacaktır.

 

4-Değerlerin Yüzyılı: Kadim Hazinemiz 

Dünya tarihinin en kadim medeniyetlerine ev sahipliği yapan bu topraklar, şimdi bize emanet. Bu emanet binlerce yılın farklılıklarını ve değerlerini sahip çıkmak zorunda olduğumuz bir ortaklığa taşımıştır. Kültürel ve sosyal ahengin güvencesi olan ortak değerlerimiz Türkiye Yüzyılı nesillerine de pusula olacaktır. Cumhurbaşkanlığı yönetim sisteminin değer öncelikli politikaları ile yerelden küresele Türkiye Yüzyılı çağın değeri olarak simgeleşecektir.

 

5-Dijitalin Yüzyılı: İnsan, Süreç, Teknoloji 

Türkiye Yüzyılı; çağı yakalayan ülkeden, çağa yön veren ülkeye giden yolculuğun adıdır. Bu yolculukta vatandaşlarımıza yalnızca hizmet etmekle kalmıyor aynı zamanda da bu hizmetlerin kolay, hızlı ve ulaşılabilir olması için bilişimin tüm imkanlarını kullanıyoruz. Bakanlıklarımızın sunduğu her hizmetin, yaş, bölge, şehir, cinsiyet fark etmeksizin tüm vatandaşlarımıza eşit ve adil bir şekilde ulaştırılmasını sağlayacak dijital dönüşümü gerçekleştiriyoruz. Yalnızca vatanın dört bir tarafında değil, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın da dijital dönüşüm ile en zor zamanlarında dahi yanıbaşlarındayız. Bilgiye ulaşma hakkının kolaylaştığı ve demokratikleştiği Türkiye Yüzyılı, bu yönde adım atan ülkelere de ışık olacaktır.

 

6-Gençliğin Yüzyılı: Bugünümüz, Yarınımız

Günümüz ve geleceğimizin teminatı gençlerimizi, eğitimden spora her alanda, Teknofest ruhu ile en üst düzeyde yetiştirmek için gereken altyapıyı önemli ölçüde tamamladık. Türkiye Yüzyılı’nda gençlerimizi “kökü mazide olan ati” anlayışı ile değerlerine bağlı, özgüvenli, kimlikli-kişilikli, kendini bilen, kimin aslanı olduğunu bilen, ne istediğini bilen, geniş ufuklu, azimli, donanımlı ve çalışkan bireyler olarak geleceğe hazırlamaya devam edeceğiz. Türkiye Yüzyılı, bu manada, gelecek seçimler için değil, gelecek nesiller için çalışmanın diğer adıdır.

 

7-Gücün Yüzyılı: Daima Zirve 

Yerli ve milli kalkınma stratejileri doğrultusunda attığımız her adım Türkiye’nin güç profilini zirveye taşımaktadır. Ekonomik gelişim ve tüm sektörlerdeki yenilikçi dönüşümlerimiz ile jeopolitik güç olarak yükselişimiz küresel bir kabule dönüşmüştür. Cumhurbaşkanlığı yönetim sisteminde, tüm devlet kurumlarının ahenkli çalışması ve özel sektörün bu istikrarlı yapıya üretim artışı ile destek vermesi sağlık, sanayi, eğitim ve teknoloji gibi birçok alanda Türkiye Yüzyılı’nın temelini oluşturmuştur. Türkiye Yüzyılı’nda duraklama ya da gerilemeye mahal vermeden, doğru hamleler ile ülkemizi dünyada örnek bir konuma taşıyoruz.

 

8-Haklının Yüzyılı: Her Hakka Saygı

Toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, sosyal bir hukuk devletinde güçlü haklı değil, her zaman haklının güçlü olması gerekir. Türkiye Yüzyılı haklılığın güvencesi ve doğruluğun tarafı olacaktır. Dokunulmaz temel hak ve hürriyetlerin eksiksiz yaşanabildiği, bunların her türlü akıl dışı otorite karşısında korunduğu Türkiye Yüzyılı’nda, Cumhuriyet tarihinin en büyük demokratikleşme hareketini başlatarak demokrasinin tüm kurum ve kurallarıyla işlemesi, ideal anlamıyla uygulanabilmesi için siyasi, etnik, mezhepsel ve kültürel tüm farklılıklarımızın haklarına sahip çıkıyoruz. Türkiye Yüzyılı’na yön veren Cumhurbaşkanlığı yönetim sistemi ile devletimizin tüm kurumları hakkın ve haklının kayıtsız şartsız korunması için çalışmaya devam edecektir.

 

9-Huzurun Yüzyılı: Bağımsız Bütünlük

Ekonomik dalgalanmalar, göç hareketliliği, jeopolitik gerilimlerin savaşlara dönüştüğü bugün, pek çok gelişmiş ülke, refah toplumundan güvenlik toplumuna dönüş stratejisini benimsemek zorunda kalmıştır. Türkiye son yirmi yılda, dünyanın en zorlu ve stratejik jeopolitik konumunda gösterdiği benzersiz başarı ile ulusal güvenlik planlarında dönüşüme giden ülkelerin kılavuzu olmaktadır. Türkiye Yüzyılı’nda toplumumuzun varoluşsal özelliği farklılıklarımızın farkında olan, farklılıkları huzur ve refahın gölgesinde buluşturan bir yönetim anlayışı ile ilerleyeceğiz. Türkiye Yüzyılı bölüşüm ve girişimde adil bir dengenin güvencesi olacaktır.

 

10-İletişimin Yüzyılı: Etkili Çözümler Doğru Dönüşümler

Türkiye Yüzyılı’nda iletişim; güvenlik ve uluslararası ilişki stratejilerinin, doğru bilginin, bilgiye ulaşılabilirliğin ve enformasyon teknolojilerindeki inovasyonun rotasını çizecektir. Son yıllarda gücü giderek artan yerli ve milli iletişim teknolojilerimiz bugün, bakanlıklarımızın görev ve sorumluluk alanlarında elde ettikleri başarının anahtarıdır. Türkiye Yüzyılı, iletişim becerileri ve teknolojileri ile kazanan Türkiye’nin çağı olacaktır.

 

11-İstikbalin Yüzyılı: Türkiye

Türkiye sadece bir ülke değil; artık bir ülküdür, bir ilkedir, bir fikirdir… Güçlüyüz ve yarın daha güçlü olacağız. Milletimizin azmi ve güçlü yönetim yapımız ile Türkiye Yüzyılı’nı gıpta edilecek bir istikbale dönüştüreceğiz. Tarihe yön veren fikirlerin filizlendiği bu topraklarda bizi daima ileriye götürecek olan her projeye, gerektiğinde can suyu, gerektiğinde hayat nefesi olacağız. Finansman ve nitelikli insan ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için bakanlıklarımız, doğru veri ve politikalar üzerine inşa edilen Türkiye Yüzyılı vizyonu projeleri geliştirmektedir. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın anlayışı ile geçmişten aldığımız ilhamı günümüze yatırım yaparak bir gelecek kurmayı hedefleyen Türkiye Yüzyılı, geleceğin öngörülebilirliğini temsil edecektir.

 

12-İstikrarın Yüzyılı: Sarsılmaz Liderlik

Siyasal istikrarın sağladığı güven ve küresel krizlerde izlenen doğru stratejiler ile üretim, istihdam, sağlık ve adalette sarsılmaz temeller attık. Global dönüşüm sürecinin gerekliliklerini güçlü liderlik yapımızın izlediği doğru politikalar ile yerine getiriyoruz. Günü kurtarmak için değil, güçlü bir gelecek için somut adımlar atmaktayız. Türkiye Yüzyılı’nda geçmişte olduğu gibi tüm dünyaya karşı her alanda verdiğimiz mücadelemizde istikrarın gücü ile ülkemizi büyük bir zafere daha taşıyacağız.

 

13-Kalkınmanın Yüzyılı: Kapsayıcı, Küresel Büyüme 

Yatırım, üretim, istihdam ve ihracat temelinde büyüyerek, reel ekonomiyi her geçen gün daha da güçlendiriyoruz. İthal girdiyi azaltarak, katma değerli üretimde ihracat rekorları kırdığımız yerli ve milli ekonomik oluşumun içindeyiz. Kovid 19 salgınının doğurduğu ekonomik dalgalanmalar silsilesi dünya ülkelerini küçülmeye zorlarken, kalkınmaya yönelik yapısal reformlarımız ülkemiz adına kazanç fırsatlarına dönüşüyor. Cumhurbaşkanlığı yönetim sisteminin kümülatif ve sinerjik deneyimleriyle atılan doğru adımlar, Türkiye Yüzyılı’nın dünyada bir kalkınma ekolünün adı olarak anılmasını sağlayacaktır.

 

14-Sürdürülebilirliğin Yüzyılı: Geleceğimiz Ortak 

Devamlılık, daim olma, kendine yetme… Türkiye Yüzyılı’nda canlı ve cansız tüm yaşamları kucaklayan ekosistemi bu üç hedefin odağında destekleyen projeler ile güçlendireceğiz. Sürdürülebilirliğin ana eksenini oluşturan çevre koruma, ekonomik kalkınma ve sosyal tekamülde bakanlıklarımızın yürüttüğü her faaliyet ve geliştirdikleri her proje Türkiye Yüzyılı’na doğru atılan adımları işaret etmektedir. Türkiye Yüzyılı’nda sürdürülebilirliği doğru adımlarla kesintisiz kılacağız. Sosyal, ekonomik ve çevresel konularda önemli etkiler yaratan ve ortak geleceğimize sahip çıkacak her iş modeli Türkiye Yüzyılı yatırım planlamalarının öncelikleri arasında yer alacaktır.

 

15-Şefkatin Yüzyılı: Koşulsuz Sevgi 

Dünyanın her neresinde olursa olsun, insanlık vicdanının sükût ettiği noktalarda bizim sesimiz herkesten daha gür çıkmaktadır. Türkiye Yüzyılı’nda, en önemli devlet yönetim geleneklerimizden şefkat ve merhameti, dünyanın tüm mazlum coğrafyalarına da ulaştırmayı hedefliyoruz. Bu kadim devlet geleneğimiz Türkiye’de yaşayan her canlı için hayatî bir güvencedir. Sosyal adaletten sağlığa, eğitimden çalışma hayatına, şefkatin sıcaklığı Türkiye Yüzyılı’nın enerjisi olacaktır.

 

16-Üretimin Yüzyılı: Daha Fazla Zenginlik

Merkezine “yerli-milli, yenilikçi ve yeşil” üretim yönetimi prensibini alan anlayışımız ile tarımdan sanayiye Afro-Avrasya’nın üretim üssü olma yolunda doğru adımlarla ilerliyoruz. Yerli ve milli üretimin uluslararası rekabet gücünü artıracak, milli geliri atağa kaldıracak yüksek katma değerli ve ileri teknoloji ürünlerinin üretimi, Türkiye Yüzyılı’nın öncelikli devlet politikalarından biri olacaktır. Türkiye Yüzyılı, üretim stratejilerinde var olan doğruların yanı sıra yeni doğruların izleneceği ve konuşulacağı bir çağ olacaktır.

 

17-Verimliliğin Yüzyılı: Yaşamsal Zenginliğimiz 

Pandemi, ekonomik dalgalanmalar ve yakın bölgemizde yaşanan savaşlar başta enerji, sağlık ve gıda olmak üzere yaşamsal pek çok alandaki üretim ve hizmetleri kesintiye uğratmıştır. Türkiye Yüzyılı’nın verimlilik stratejisi, şartlar ne olursa olsun vatandaşları ve gerektiğinde dünya için hayati önemi haiz her faaliyetin kesintisiz devam etmesini hedefler. Bu hedef doğrultusunda; insan, zaman, çevre ve üretim faktörlerindeki verimlilik, bakanlıklarımızın tüm işleyiş ve projelerinin temel konseptini oluşturmaktadır. Türkiye Yüzyılı, verimlilik üzerine inşa edilen bir dünya liderliği müjdelemektedir.

Benzer İçerikler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir